17. yüzyılda yaşamış nefesleriyle ünlü tekke şairi Kul Nesimî'nin asıl adı Ali'dir.

"Mahlasım Nesimi, ismim Ali'dir
Bu çarh dönmektedir, sanmam halidir
Şükür kalbim iman ile doludur
Cürm'i isyanımız bileden beri"

Alevi-Bektaşi inançlarını dile getirdiği şiirleriyle tanınır. Mahlasını 14.yüzyılda yaşamış Hurufi şair Seyyid Nesîmî'ye olan sevgisi dolayısıyla aldığı ileri sürülmektedir. Saz elde, keçe külah başında, dere tepe, köy kasaba dolaşmış bir derviştir. Nerede yaşadığı konusunda yeterli ve kesin bilgiler yoktur.

Hakkında bütün bilinen 1668'de sağ olduğu Bektaşiliğe bağlandığıdır:
"İkiyüz altmışdört yıldan sonra
Bu nazmile bunu ettim ben izhar"
* * *
"Meşrebidir herkese yaran olur Bektaşiler
Kimse bilmez sırlarını seyran olur Bektaşiler
...
Biz Tarık-ı Bektaşiyiz zikrederiz Hakk'ı biz"
* * *
"Pirim Alioğlu, Bozdoğan'dan gel oldu Gördüm mürşidim, müşkülüm halloldu Kılavuzum Şah Merdan Ali oldu
Özüme gönderdim kendi kuşumu Kendisi, Yunus Emre'nin izleyicilerinden Hacım Sultan'a bağlı Sait Emre'nin soyundan geldiğini bildirmiştir:

"Şükür Hakk'a iyd oldu
Katarımız mezid oldu
Ceddim Said Emre'dir
Nesli de Said oldu"

Osmanlı- Safevi (İran) dinsel ve siyasal mücadelelerinde Safevi (İran) yanlısı bir tutum takınması ve bunu şiirlerinde dile getirmesi nedeniyle kovuşturmalara uğradığı ve öldürüldüğü sanılmaktadır:
"Mehdî-i zaman elde zuhur kalmaya perde
Yezit olanı kırsa gerek tig ü teberde Nesîmi Şah'ın mehdin okur şam ü seherde"
Hem hece, hem de aruz ölçüsüyle yazmıştır. Şiirleri Hurufilik, Caferilik ve Haydariliğe olan ilgisini yansıtır.

"Ben ol sadık kulam ki Caferi'yem
Hakikat söylerem ben Haydari'yem"
Yunus Emre ve Kaygusuz Abdal'ın etkisinde kaldığı, kimi şiirlerini
Seyyid Nesimi'ye nazire olarak yazdığı kabul edilir.

"Kul Nesimi sen seni
Mana bilir söylersin
Biz bir deniz geçeriz
Bir ummana benzemez"
* * *
"Şîşemi ben daşe çaldım Hakkı izhâr eyledim,
Andan ahvel ağrısa doğru nazarlar ağrımaz" [Seyyid Nesimi]
* * *
"Ben melâmet hırkasını kendim giydim eğnime
Ar ü namus şişesini taşa çaldım kime ne" [Kul Nesimi]
Bazı şiirlerinde ham sofuları eleştirir. Özellikle heceyle söylediği şiirleri özgün ve yalın bir dil taşır. Nefesleri, Aleviler ve Bektaşiler arasında çok benimsenmiş, bazıları ezgileriyle günümüze değin ulaşmıştır.

Kul Nesimî, uzun süre 1404'te Halep çarşısında derisi yüzülerek öldürülen Azeri asıllı Hurufi şair Seyyid Nesîmî ile karıştırılmıştır. Kul Nesimî'nin ayrı bir şair olduğunu,

yaşamıyla ilgili bilgileri ve şiirlerini ilk kez bir kitapta (Kul Nesimi, 1969) toplayan Cahit Öztelli ortaya koymuştur.